Dünyanın yeni yedi harikası finalisti: Moai

Şili’de bulunan Paskalya Adası içerisinde yer alan her biri ortalama 12 metre ve 50 ton ağırlında bulunan dinsel anlamlı heykellerdir. Maoi halkına ait olan bu heykeller denize bakmakta olup bereket törenlerinde ve hasat kutlamaları sırasında kullanılmaktaydı. 1000 yıl önce yapılan bu aktivite 600 yıl boyunca sürdürülmüştür. Paskalya adası volkanik bir ada olduğundan Heykeller volkanif tüften yapılmışdır. En büyük heykelin boyu 20,65 metre boyundadır.

Heykellerin bazılarının üzerinde dövme bulunmuştur. Bu dövmelerin ve yazılan çeşitli yazıların ne olduğu / anlama geldiği hala bilinmemektedir. Bu yazılar Paskalya adasının yalnızca bir tanesidir. Adanın bir çok gizemli tarafı bulunmaktadır. Maoi halkı bu heykeller nedeniyle paskalya adasına özgü palmiye ağaçlarının yok olmasını neden olmuştur. Bunun nedeni ise heykel yapımı ve taşımında kullanılan palmiye ağaçlarından yapılan kızak sistemidir.

Maoi’deki grup savaşları

Maoi içerisinde yer alan nüfus artıkça ada içerisinde gruplar oluşmaya başladı. Bu grup çatışmaları içerisinde Bu gruplar içerisindeki Maoi heykeller güç ve görkemin semboliydi. Daha büyük ve maoi dikmek için rekabet peşindeydiler. Her grup maoi heykellerine dolayısıyla da palmiye ağaçlarına yüklenince adadaki palmiye ağaçlarının sonu geldi.

Palmiye ağaçlarının sökülmesiyle ada içerisinde büyük bir erasyon meydana geldi. Verimli topraklar kayboldu ada toplumu kültür ve nüfüs yoğunluğunu kaybetmeye başladı. Gruplar doğal seçilim nedeniyle birbirinin Maoi heykellerini yıkmaya ve birbirini yemeye (yamyam) başladılar. Hatta öyle ki bulunan bir mağara adı ‘Yamyam mağarası’ konulduğu öğrenilmiştir. Palmiye ağaçlarını heykellere veren adalılar bu nedenle de tekne yapacak bir meteryal bulamadı. Ada bu nedenle büyük bir nüfus kaybetmiş ve 10 bin kişiden son 750 kişiye düşmüştür. Burada da Avrupada bulunan köle tüccarları adaya uğramış ve sağlıklı gördükleri kişileri köle olarak kullanmak üzere adadan götürmüşlerdir.

Maoi Resimleri

Dünyanın yeni yedi harikası finalisti: Angkor

Güneydoğu Asya’nın en önemli arkeolojik kalıntı ve tapınaklarından bir tanesididir. UNESCO tarafından korunan ve Komboçya ekonomisinin temel taşlarından bir tanesi olan Angkor tapınakları 9 yüzyıldan 15 yüzıla kad ar varlığını sürdüren Khmer İmparatorluğu’nun en önemli şehirleri arasında yer almıştır. Günümüzde UNESCO koruması altında olup sit alanı içerisinde yer almaktadır.

Angkor tarihçesi

Aslına bakıldığında Angkor’un tarihe çıkışı 800’lü yıllara dayanmaktadır. Bu yıllar içerisinde Khmer İmparatorluğunun hükümdarı 2. Jayavarman dünyanın hükümdarı, Tanrı olarak duyurmuştur. Angkor’un günümüzde bu kadar değerli olmasının sebebi kendine ait bir mimarisi olması, sanayi dönemi öncesi dünyanın en büyük şehri olması, tapınakları, bir çok kalıntının yer alması ve bir antik kent olmasıdır. Angkor tarih sahnesinden Ayutthaya işgalcileri nedeniyle 1431 yılından itibaren çekilmiştir. Bu dönemden sonra budist tapınağı Angkor tapınağı hariç bütün Angkor terkedilmiştir.

Angkor mimarisi

Bu kalıntılar ve yapıtlar günümüze restore ederek taşınmışdır. Bu yapıtlar içerisinde en önemli görülen tapınaklardır. Buda dininin önemli tapnınakları bulunan Angkor’da Bayon adı verilen ana tapınağın çevresinde 50 adet kule bulunur. Bu kulelerin her birinin dört tarafında da insan figürleri vardır.

Angkor şehrine gitmek

Angkor’a gitmek için öncelikle Kamboçya’nın kuzeybatısında yer alan Siem Reap şehrine gitmek gerekir. Siem Reap şehrinden Angkor tapınakları uzaklığı 5,5 kmdir. Siem Reap bölgesinin kuzeyinde yer alan otobüs ve motorsiklet turlarıyla Angkor şehrine Ekim ayından Şubat ayına kadar (iklim koşulları nedeniyle) gidebilirsiniz.

Angkor resimleri