Dünyanın 8’inci harikası

Aslına bakarsanız hemen hemen her 10 yılda bu tür yakıştırmalar ortaya çıkar. Muhtemelen UNESCO tarafından yapılmayan resmi bir açıklama olmadığı müddetçe bu tür bir haber doğruluk değeri taşımaz. Bu seferki harikamız ise Hırvatistan’ın Osijek kent belediyesinin bataklık üzerinde başlattığı  balıkçılık çalışmalara  / temizlemeleri sırasında keşfedilen Süleyman’ın köprüsü;

Sizlere Türkiye içerisinde özellikle belirtilen “Dünyanın 8’inci harikası” Muhteşem Süleyman tarafından yaptırıldığı söylenen, yedi kilometrelik uzunluğa ve 7 metrelik ene sahip köprü hakkındaki çalışmalar devam etmekte. Bu çalışmalarda ele geçen ilk bulgular I.Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman) tarafından ısrarla istenen Zigetvar seferinde yaptırdığı hipotezini ortaya çıkarıyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın Zigetvar ısrarı sonucunda oldukça büyük bir ordu topladığı bilinmekteydi.

Türk müzisyen Ayhan Sicimoglu’nun Hırvatistan ziyaretinde Zadar Sualtı Araştırmaları Enstitüsü tarafından aldığı (Marina Simiçiç -en soldaki- ve Mladen Pesiç – En sağdaki -) araştırma sonucu bilgilerine göre

“Buluntuların o ana kadar varlığı sadece eski gravürlerde görülen ve savaş notlarında bahsi geçen köprüye ait olduğu bildirilmiş… Uçları sivri, bir kısmı altıgen, 20-30 cm çapında, bazıları 2-4 metreye ulaşan kazıkları koruma için alındıkları poliüretan karışımlı ıslak havuzlarda inceledim. Köprü 1686 yılında Avusturyalılar tarafından tamamen yakılmış. .”

Ayhan Sicimoglu tarafından yazılan bu seyahat notları bilgilerini aynen aktarıyoruz.

“Yapılan radyoaktif karbon testleri ve dendrokronoloji (ağaç kesitindeki halkaları sayma) yöntemleri ile ağaçların 1440-1650 yıllarına ait olduğu tespit edilmiş. Mladen’e göre bazıları köprü yapımından iki sene evvel kesilip hazırlanmış. Konservasyondan sorumlu sempatik kız Marina ise şimdiki teknoloji ve insan gücü ile böyle bir köprünün yapılamayacağını söylüyor. Bazı gravürlerde, yanlarında korkuluklar görülüyor.Mladen havuzdan iki parça çıkarıp korkuluğun geçme dikey ve kısmen yanık yatay üst kısımlarını gösteriyor. Hiç metal çivi kullanılmadan kavela (ahşap çivi) ve bağlama metotları ile inşa edilen bu muhteşem yapıtın bir kısmını şimdi yeniden yapmak istiyorlar. Çok merak ediyorum, kesin görmeye Hırvatistan’a gideceğim. Sizlerle de buradan paylaşırım…”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir