Altyapı seçmeleri
Artemis tapınağının kalıntıları, günümüz Selçuklu...

Dünyanın yedi harikası

Dünyanın yedi harikası günümüzde iki çeşite ayrılmıştır. Bunlardan ilki UNICEF tarafından seçilmiş Dünyanın yedi harikası ve 2005 yılında “Dünya yeni yedi harikasını seçiyor” sloganıyla New7Wonders adlı organisazyon Dünya üzerinde 100 milyon kişinin katıldığı (Cep telefon ve internet yoluyla) bir anket sonucunda yeni Dünyanın yedi harikasını seçmiştir yalnız UNICEF bu seçilmiş harikaları herkes kendi ülkesindeki yapıyı ve tamamen kişisel görüşlerden oluştuğu için tanımadığını ve geçerli olanın değişmediğini dile getirmiştir. UNICEF‘ın seçtiği yapılardan günümüzde yalnızca Keops piramitlerinin ayakta kalması nedeniyle yeni seçilen yapıtlar ilgi görmüş ve insanlar yeni seçilen Dünyanın yedi harikasına’da önem vermiştir. Bu nedenle biz hem eski, hem de yeni Dünyanın yedi harikasını anlatmayı uygun gördük.

 

1 – Petra Antik Kenti

Petra Antik Kentinin Tarihçesi

Petra Antik Kenti MÖ 400 ile MS 106 yıllarında Nebatiler tarafından krallarının ölümü sonrasında gömülmesi için kral mezarlığı amacıyla yapılmıştır. Yunanca Taş anlamına gelen Petra Antik Kenti’nin içerisinde tiyatro, tapınak, ev ve bir takım yapılar bulunmaktadır. Roma dönemi içerisinde yapılan amfitiyatro en çok bilinen yapılardan birisidir.

Ticaret yolllarına yakın olması nedeniyle Petra Antik Kenti Nebati İmparatorluğu döneminde hızlı bir şekilde gelişmiştir. Nebatilerin ticaretten elde ettiği gelirle kumtaşlardan bu yapıya oluşturmuşlardır. Şehre bu gelirler sayesinde görkemli yapılar yapılmıştır. Petra Antik kentinin yapımı 500 yıl boyunca sürmüştür. Şehire siq adı verilen yer yer 1 metreye kadar daralan vadiler üzerinden gidilir. Petra içerisinde aynı zamanda su ihtiyacını karşılamak için oluşturulmuş antik çağ barajı bulunmaktadır. Siqler sayesinde harcama yapılmadan doğal bir korunma sağlamıştır. Nebati İmparatorluğundan sonra Roma İmparatorluğunun eline geçmiştir. Roma ile yeni bir döneme giren Petra, bu dönem içerisinde gelişmişliğini devam ettiremeyecek ve zamanla depremler nedeniyle yerleşkesini kaybederek terkedilmiş bir şehre dönüşecektir.

Petra Antik Kenti içerisinde Al Khazneh (Hazine) ve Roma yapı mimarisiyle inşa edilmiş Amfitiyatro, Petra Kaya Mezarlıkları, Kraliyet Mezarlığı, Aaron (Hz. Musa’nın kardeşi) mezarı, Nebatiler Müzesi ve Petra Arkeoloji Müzesi bulunmaktadır.

1800′lü yıllarda İsviçreli gezgin Johann Burckhardt tarafından kültürel Petra Antik Kenti tekrar bulunmuş ve 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası listesine eklenmiştir. 2007 yılında Dünyanın yeni yedi harikası listesine eklenmiştir.

Petra Antik Kentinde Çekilen Filmler

  • Sinbad and the Eye of the Tiger (1977)
  • Terra X – Expedition ins Unbekannte (1984) TV Seri
  • Indiana Jones: Son Macera (1989)
  • Xin A Li Ba Ba (1989) yada A Li Ba Ba (1989)
  • Mortal Kombat: Annihilation (1997)
  • Çölde Tutku (1997)
  • Son of God (2001) TV Series
  • Mumya Geri Döndü, (2001)
  • Spiritual Warriors (2006)
  • Digging for the Truth (2007) TV Series
  • Lady and Her Slaves
  • Transformers: Revenge of The Fallen (2009)

Petra Antik Kentinin Belgeselleri

Petra_belgeselleri

Petra Antik Kentinin Resimleri

Petra resimlerini görmek için tıklayın.

2 – Çin Seddi

Çin Seddi Tarihçesi

2007 yılında Dünyanın yeni 7 harikası içerisinde seçilen Çin Seddi M.Ö 403 ve 201 yılları arasında 20′den fazla ayrı krallık tarafından temeli atımıştır. Çin Seddi önceleri krallıkların kendilerini korumak amaçlı küçük sınırlar idi. Qin,Zhao,Yan kralıkları ise XiongNu, DongHu, LinHu, Hiung-nu’ların yaptığı saldırıları durdurmak ve aynı zamanda ülkenin sınırlarını korumak amacıyla Çin seddi’nin temeli sayılabilecek savunma surlarını inşa ettiler. Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang bu alan içerisine boydan boya güçlü ve geçilmez bir savunma duvarı inşa etmeye karar verdi. Bu inşanın amacını tarihçiler bir çok görüş belirtmiştir. Bu görüşler içlerinden bazıları şunlardır:

  • Ülkeden kaçışlarını engellemek.
  • Yönetimin yalnızca imparatorluk hanedanlığının eline geçmesini sağlamak(Tek elden yönetim elde etmek).
  • Ülkenin savunma hatta çekerek ağır kayıpları engellemek, saldırıları pasifleştirerek savaş ekonomisini azaltmak.
  • Çin’e karşı savaşan başta Hun Medeniyeti kabileleri olmak üzere Türk boylarının saldırılarını pasifleştirmek.

M.Ö 3. ila M.S 17′e kadar Çin Seddi’ni uzatma çalışmaları devam etmiştir. Saldırılar sırasında çöken veya göçükleşen yerleri onaran ise 1368 – 1644 yılları arasında yaşamını sürdüren Ming Hanedanlığıdır. Çin Seddi Duvarınının kalınlığı 4 ila 6 metre olup, taban kalınlığı 7 metredir. Yalnız duvar bir bütün olarak incelendiğinde bazı bölgelerde sağlam malzeme kullanılmadığı, tabanının ve yüksekliğinin değiştiği görülebilir. Kalın duvarlar üzerinde atlar gidebilirler ve yine kalın olan yerlerde siperlik, ve okçu dilekleri bulunur. Her 200 metrede gözetleme kulesi – kale ve 9 metrelik bir fener kulesi bulunur. Ayrıca duvar üzerinde tapınak ve sarayda bulunur.

Günümüze kadar kalan duvarın büyük bir kısımı Ming Hanedanı döneminde inşa edildi. 1986 yılında UNESCO Dünya Mirasları listesine eklenen Çin Seddi’nin toplam uzunluğu, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Kültürel Miraslar İdaresi ile Devlet Ölçme ve Haritalama Dairesi’nin 18 Nisan 2009 tarihli açıklamasına göre 8.851,8 kilometredir. Kaynak

Çin Seddi’nde Çekilen Filmler

  • Chandni Chowk to China
  • Jeans
  • Myth, The
  • Karate Kid, The

Çin Seddi Belgeselleri

Çin seddi belgeselleri

Çin Seddi Resimleri

Çin seddi resimlerini görmek için tıklayın.

3 – Kurtarıcı İsa Heykeli (Cristo Redentor)

Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde Tijuca Milli Parkı yukarısında ve Corcovado Dağı üzerinde yer alır. Kurtarıcı isa heykeli aynı zamanda Rio de Janeiro simgesi halindedir. Heykel tasarımının fikri Oswald’a ait olup Paul Landowski adlı heykeltraş tarafından yapılmıştır. Heykel 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası‘ndan biri olarak seçilmiştir.

Kurtarıcı İsa Heykeli Tarihçesi

Kurtarıcı İsa Heykeli 1922 yılında dönem içerisinde ülke başkenti Rio de Janeiro’da Brezilya’nın 100. yılı şerefine başlatılmış ve 12 Ekim 1931 tarihinde resmi törenle açılmıştır. Yerden 730 metre yüksekliğindeki heykele ulaşmak için ortalama 10 dakikalık bir tren yolculuğu yapılmaktadır. Bu 10 dakikalık tren yolculuğu Tijuca Milli Parkının içerisinden gerçekleştirildiğinden ziyaretçilerin bir çok güzelliği görme fırsatı da olur.

30 m boyu (baş bölgesi yalnızca 3,75 m) olan heykel 8 m yüksekliğindeki bir kaide üzerinde durmaktadır. Heykel 1.145 ton ağırlağındadır. Ayrıca heykelin kollarının açış uzunluğu 28 metredir. Heykelin başı ve kolları Fransa’da özel olarak yaptırılmıştır. Heykel yerden oldukça yüksekte olduğu için doğanın vereceği taribatlara karşı dış cephesi özel bir madde ile korunmaktadır. Yılda 1 milyon kadar turist ağırlayan Kurtarıcı İsa Heykeli bir seansda ortalama 150 kişilik kafilelerden oluşur. Heykelin ilginç anılardan bir tanesi de 1 Aralık 1999 yılında Avusturyalı base jumpingci Felix Baumgartner tarafından heykelin sağ kolundan paraşüt ile atlamasıdır.

Kurtarıcı İsa Heykelinde Çekilen Filmler

  • Now, Voyager
  • Notorious
  • 2012 (film)
  • The Hitchhiker’s Guide to the Galaxy
  • Romeo + Juliet
  • Viva La Bam
  • Mr. Magoo
  • Rio
  • Fast Five
  • The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 1
  • Legend of the Galactic Heroes
  • Runaway (Video klip)
  • Pam Pam (Video klip)

Senaryosu Kurtarıcı İsa Heykelinde olan ve bu bölgede yapılan Bilgisayar oyunları

  • Tom Clancy’s H.A.W.X
  • Driver 2
  • Tropico 3
  • Terranigma
  • Call of Duty: Modern Warfare 2
  • OSS 117: Lost in Rio
  • Civilization IV: Beyond the Sword
  • Civilization Revolution
  • Civilization V
  • Mass Effect 3
  • Angry Birds Rio
  • Gangstar Rio: City of Saints

Kurtarıcı İsa Heykeli Belgeselleri

Kurtarıcı İsa Heykelleri

Kurtarıcı İsa Heykeli Resimleri


Kurtarıcı isa heykelerini görmek için tıklayın.

Diğer İsa Heykelleri

  • Monument to the Savior of the World , San Salvador City, El Salvador
  • Cristo Redentore, Christ the Redeemer of Maratea, Italy
  • Christ of Vung Tau in Vietnam (32 m)
  • Christ Blessing in Manado, North Sulawesi, Indonesia (30m)
  • Cristo-Rei in Lisbon, Portugal (28 m)
  • Jesus Christ, statue, Garajau, Madeira, Portugal
  • Cristo Blanco in Cuzco, Peru
  • Cristo Rey in Cali, Colombia
  • Cristo Rei of Dili: a 27 metre high statue in Dili, Timor-Leste
  • Cerro del Cubilete in Guanajuato, Mexico: a 23 meter high statue inspired by Christ the Redeemer
  • Cristo Rey in Ejutla, Jalisco: Inspired by Rio de Janeiro’s one
  • Christ of the Ozarks in Arkansas, United States: a 20 meter high statue inspired by Christ the Redeemer
  • Christ of Havana in Havana, Cuba: a 20 metre high statue inspired by Christ the Redeemer
  • Christ the Redeemer of the Andes (Argentina/Chile)
  • Cristo de la Concordia in Cochabamba, Bolivia
  • Cristo de las Noas in Torreón, Mexico
  • Christ of the Abyss in various underwater locations
  • Christ the King (Polish: Pomnik Chrystusa Króla), 33 metres (108 ft) tall and weighing 440 tonnes.[17] in Świebodzin, Poland
  • Cristo del Pacífico, Lima, Peru, a 37 metre high statue erected in 2011.
  • List of statues by height

 

4 – Machu Picchu Antik Kenti

Peru Cumhuriyeti sınırları içeresinde olan Ang Dağları’nın zirvesinde Urubamba vadisi üzerine Amerika keşfedilmeden önce en büyük İmparatorluğa sahip olan İnka’lılar tarafından yaptırılmıştır. Şehir İnka İmparatoru Kralı Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Şehrin kuruluş amacını açıklayan bilimsel bir kanıt olmadığı günümüzde hala tartışma konusu olmaktadır. Şehirde tarım ve yaşam alanı bulunmaktadır.

1532 yılında şehir İspanyol istilacılar tarafından istilaya uğramış fakat sık dağlar arasında kaldığı için istilacılar tarafından fark edilmemiştir. Bu nedenle şehir çok iyi bir şekilde korunmayı başarmış ve zarar görmemiştir. Machu Picchu şehri 200′den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşmaktadır. Machu Picchu 7 Temmuz 2007 tarihinde Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmiştir. Şehir aynı zamanda bir başka Dünya Harikası Petra ile kardeş şehirdir.

Machu Picchu Antik Kenti Tarihçesi

Antik kent, aktif olduğu dönemde nüfusu 100′den fazladır. Bu veri yapılan çalışmalarda incelenen iskeletlerden anlaşılmıştır. Aynı çalışmalar içerisinde şehrin 700′den fazla İnka’nın önde gelen asil ve din adamlarına ev sahipliği yapmış olduğu bulunmuştur. 1912 ve 1913 yıllarında Bingham, şehri ortaya çıkarmıştır. 1915′de Machu Picchu araştırma kitapları yayınlanmış ve National Geographic dergisinin Nisan 1913 sayısı ile Machu Picchu meşhur olmuştur.

Machu Picchu Güney Amerika kıtasının en fazla ziyaret edilen yeridir. Günlük ortalama 2000 kişi ziyaret etmektedir. Kente Cusco adlı şehirden Aguas Calientes köyüne raylı sistem ile ulaştıktan sonra buradan 8 km. lik otobüs yolculuğu sonunda ulaşılır. Turizm sektörünün ilerlemesiyle birlikte Peru kente bir teleferek hattı yapmak istemiş fakat UNESCO bu teleferik hatına doğal yapıyı bozması ve toprak kayması tehlikesi göz önünde tutarak sert bir muhalefet yapmaktadır. Ayrıca kent çevresi üzerinde toprak kayması sıkça yaşanmaktadır. 2004 ve 2005 yıllarında gelen toprak kaymalarında 11 kişi yaşamını yitirmiş, raylı hattın da 400 m lik kısmı toprak altında kalmıştı.

Machu Picchu Antik Kentinde Çekilen Filmler

  • Secret of the Incas
  • The Motorcycle Diaries (Che Guevera’nın Motorbisiklet günlükleri )
  • Enthiran
  • The Strokes (video klip)
  • Monte Carlo (2011 film)
  • Beastly (film)

Machu Picchu Antik Kenti Belgeselleri

Machu Picchu Belgeselleri

Machu Picchu Antik Kenti Resimleri

Machu Picchu Antik Kenti resimlerini görmek için tıklayın.

5 – Chichen Itza Piramidi

Çiçen İtza diye okunan ve Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda bulunan piramid, bir maya kentinde bulunur ve Yucatan’ın dinini merkezi sayılmaktadır. Mayaların mimari ve kültürel olarak bütün özelliklerini taşır. Mayalar piramidi astronomi ve matematik bilimi ile sistemli bir çalışma yürütmek amacıyla bu piramidi yapmışlardır. Kristof Kolomb öncesi dönemde kurulmuş olan piramit günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanı olma özelliğine sahiptir.

Piramidin özellikleri

  • Yerden yüksekliği: 24 m
  • Kare boyutu: 55.3 m
  • Piramidin en üstündeki tapınak binası yüksekliği: 6 m

Chichen Itza Piramidi Kenti Özellikleri

Mayalar tanrılarının yıldızlar ve gökte olduklarını inanıyorlardı. Bu nedenle yüksek bir tepeden yapılan çalışmaların Tanrıya yakınlaşma maksadında daha yararlı olduklarını düşündüler. Piramidin en ilginç özelliklerden bir tanesi de günümüzde kullandığımız bir yıl gününü bize açıklamasıdır. Öyle ki 4 cephesinin her birinde 91 basamak bulunur. 91×4 = 364 eder ki tepedeki düzlüğüde +1 olarak eklediğimizde 365 günü bulmuş oluruz. Piramidin bir diğer ilgi çekici yönüyse yalnızca ilkbahar ve sonbaharda yaşanan iki başlı yılan gölgesidir. İlkbahar ve sonbaharda güneşden gelen ışıklar ile piramidin merdivenleri birbirine ile S harfini çizer ve iki başlı yılanı (Kukulkan tüylü yılanı) oluşturur. Bu yılanın özelliğiyse vücudunun gökcisimlerinin yörüngüleri şeklini alabilmesidir.

Mayalar aynı zamanda piramidi 9 farklı düzey halinde yapmışlardır. Bu düzey sayısıda Maya dininde yer alan yeraltı alemi kat sayısını vermektedir. Maya piramidi üzerinden bakıldığında 300 hektarlık bir görüşe sahip olur ve bu oranda kent içerisinde tüm yapıları görebilmenizi sağlar.

Maya Piramidinde(Chichen Itza Piramidi) Çekilen Filmler

  • The Holy Mountain (1973)
  • An Idiot Abroad (2010 TV Series) (1984)
  • Against All OddsKings of the Sun (1963)
  • Breaking the Maya Code (2008 Belgesel)
  • Mayan Revelations & Hollywood Lies (Belgesel)
  • Mystery of the Maya (1995 Belgesel)
  • Sonic Adventure (1998 Video Game)
  • Interval (1973)
  • Tekuani, the Guardian (2013)
  • Mayan Doomsday Prophecy (2006 Belgesel)

Maya Piramidi (Chichen Itza Piramidi) Belgeselleri

Maya Piramidi Belgeselleri

Chichen Itza Piramidi Resimleri

Chichen Itza Piramidi Resimleri

6 – Kolezyum (ing: Colosseum it: Il Colosseo)

İtalya’nın başkenti Roma kentinde bulunan Roma halkını eğlendirmek amaçlı Gladyatör dövüşleri ve çeşitli gösterilerin yapıldığı Flavianus (Yapı flavium uygarlığı döneminde inşa edildiği için bu uygarlığın adını almıştır.) Amfiyatro, arenadır. Kolezyum’un asıl adı Arena’dır yalnız daha sonraları girişindeki heykelin ismi olarak adlandırılmıştır. Günümüzde deprem dolayısıyla hasar görmüş ve taşları çalınmıştır.

Kolezyum Tarihçesi

Arena dönemin usta komutanı Vespasianus tarafından İ.Ö 72 yılında yapımında yapımına başlanmış, 152 yıl sonra M.S 80 yılında tamamlanmıştır. Titus döneminde tamamlanan Arena son değişiklikleri Domitian hükümdarlığı zamanında yapılmıştır. Arena içerisinde deniz savaşlarının taklit ettirilmesi – tiyatro, halk savaşları gösterileri, hayvan avcılığı, infazlar, mitolojik olay ve özel günler kutlanmaktaydı.

Kolezyum daha sonraları barınma, iş dükkanları, dini kışlalar, istiham, taş ocağı ve Hristiyan türbesi olarak çeşitli amaçlarda kullanılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun sembolü olarak görülen Arena bugün Roma’da en çok turist çeken mekanlarından biri olmuştur.

İçinde Kolezyum mekanı geçen Filmler

  • Roman Holiday
  • Demetrius and the Gladiators
  • 20 Million Miles to Earth
  • Way of the Dragon
  • Gladiator (2000 film)
  • The Core
  • Madagascar 3: Europe’s Most Wanted
  • Assassin’s Creed: Brotherhood (Bilgisayar oyunu)

Kolezyum Belgeselleri

Kolezyum Belgeselleri

Kolezyum Resimleri

Kolezyum resimlerini görmek için tıklayın.

7 – Tac Mahal (Taj Mahal)

Hindistan’da 332 yıl hüküm süren Babür İmparatorluğu’nun 6. hükümdarı Şah-ı Cihan (Dünyanın Şahı) olarak adlandırılan Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Babür İmparatorluğu döneminde Şah Cihan, karısının (Mümtaz Mahal (Ercümend Banu Begüm)) 14. çocuklarını doğumu sırasında ölür. Bu ölüm sonrasında kendisini mimariye verip karısı için 1632 yılında Tac Mahal’in temelini atmıştır. Mimari yapıt tarihe aşk için yapılmış en büyük ve en güzel anıt olarak anılır. Nehir Hindistan’ın Agra şehrinde bulunen Yamuna Nehri kıyısında bulunmaktadır.

Hindistan’ın en fazla turist çeken ve sembollerinden bir tanesi haline gelmiş Tac Mahal, Türk-İslam Mimarisi’ninde en önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Tac Mahal Agra (Tac-Mahal’ın bulunduğu şehir) bir çok noktasında görülebilir. Yalnız şehir içerisinde varoş ve çarpık yapılaşma bi hayli fazla olduğundan bir takım aydınlar Tac Mahal’ın tehlikede olduğunu dile getirmektediler.

Tac Mahal Mimarisi

Anıtın yapımında 20 bin işçinin yanı sıra çok sayıda usta görev almıştır. Türbe, 1643 yılında bitirilmiş olup hemen yanındaki avluysa 1649 yılında sonlandırılmıştır. Tac Mahal 20 yıl sürerek 1642 yılında tamamlanmıştır. Tac Mahal’ın yapımı sırasında parlak ve mavi damarları bulunan beyaz mermer kullanılmıştır. Bu özelliği dolayısıyla mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak gözükmektedir. Aynı mermer türünden yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe Mimar İsmail Efendi tarafından 1648 yılında yapılmıştır. Kubbe üzerinde altından yapılmış alem bulunur. Tac Mahal türbesinin 4 adet minaresi bulunmaktadır. Mimari yapıtın dört bir yanına Hattat Serdar Efendi tarafından Yasin süresinin tamamı yazılmıştır. Tac Mahal’ın boyutları 305 X 580 (genişlik X yükseklik) dikdörtgen içerisinde yer alır. Tac Mahal’ın kapı yüksekliği 33 metre olup kubbe ile birlikte 75 metre yüksekliğindedir. İç mekanı 30 metre yüksekliğinde alt kubbe örter ve üst kubbe arasında ölü hacim vardır.

Şah Cihan ve eşinin sandukaları üst katta, kubbenin hemen altındadır. Sandukaların bulunduğu yerde insanın ağzından çıkan her ses 7 kez yankılacak akustiğe sahiptir. Şah ve eşinin asıl mermer mezarları ise en alt katta bulunmaktadır. Tac Mahal duvarlarında yüz binlerce akik, sedef ve firüze gömülüdür. Ayrıca yine Tac Mahal duvarları içerisinde 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Romantikliği ve kuruluş amacıyla herkesi büyülemeyi başaran Tac Mahal türbesi doğulu ve batılı bir çok yazar ve şaire ilham kaynağı olmayı başarmıştır. 1983 yılından beri Tac Mahal UNESCO Dünya Miras Listesi içerisinde yer almaktadır.

Tac Mahal Efsaneleri

Tac Mahal konusunda en bilindik efsanelerden bir tanesi türbe işçilerinin aynısından bir tane daha yapmamaları için kollarının kesildiğidir. Ayrıca bir diğer efsaneye göre kubbeyi desteklemek amacıyla yapılan iskele, kubbeden daha fazla masraf ve iş gücü gerektirdiği söylenmektedir. Bu durumda Şah Cihan iskeletin sökülmesini dile getirmiş yalnız iskeleyi sökmenin 5 yıl alacağı bilgisi verilmesi üzerine Şah Cihan, herkesin söktüğü tuğlanın kendisinde kalacağı şeklinde bir emir vermesi üzerine iskele bir gecede sökülmüştür.

Taj Mahal Filmi

Şah Cihan ve eşinin konu alan film.

taj_mahal_filmi

Film içerisinde Tac Mahal’ı geçiren Filmler

  • Taj Mahal (2010)
  • Taj Mahal: An Eternal Love Story
  • Taj Mahal (1999 film)
  • Taj Mahal (1963 film)
  • Taj Mahal (Oyun)
  • Taj Mahal (Müzik Albümü)

Taj Mahal Belgeselleri

Tac Mahal Belgeselleri

Tac Mahal Resimleri

Tac Mahal Resimlerini görmek için tıklayın.

UNESCO’YA GÖRE DÜNYANIN YEDİ HARİKASI (ESKİ – KLASİK)

1 – Keops Piramidi (Khufu Piramiti – Büyük Piramit)

Mısır’ın başkenti Kahire’nin antik mezar kentinde bulunur. Mısır’ın simgesi haline gelmiş üç anıtsal piramit içerisinden en eski ve en büyük olanıdır. Mısır firavunu Khufu adına anıtsal bir mezar olarak yapıldığına sanılmaktadır. Piramitlerin MÖ 2551 ila 2560 arasında yapımına başlandığı ve 20 yıl sürdüğü sanılmaktadır. Bu saptama piramidin 5.9 milyon ton ağırlığının hacmine bölünerek günlük olarak 800 ton taşın yerleştirelebileceğini düşünülerek hesaplanmıştır. Piramit 3800 yıl boyunca hacim ve kütle oranı olarak Dünyadaki en büyük insan yapımı yapı olarak kabul edilmiş ve 4000 yıl boyunca yükseklik rekoru kıralamamıştır. UNESCO‘nun 80′lı yıllarda seçtiği Dünyanın yedi harikası içerisinden günümüze kadar (Tam olarak korunamamış olmasa da çıplak gözle görülebilen) ulaşan tek eserdir. Mısır Piramidi aynı zamanda MIsır’ın Eski İmparatorluk döneminden kalan tek taş eserdir. Piramid M.S 1300 yıllarda meydana gelen büyük deprem ile kaplama taşlarının bir kısmını kaybetmiş ve düşen Taşlar Bahri Sultan An-Nasir al-Hasan tarafından 1356’da taşınıp Kahire yakınlarındaki kale ve camilerin yapımında kullanılmıştır. Yalnız 4000 yıllık doğa koşullarının etkilerine karşı koyabilmiş olması uzmanlar tarafından yapının hem mimari hem de fiziksel açıdan mükemmel olduğunu söyletmiştir. Piramidin bugüne kadar sırlarının çözülemesinin nedeni Khufu (Piramidi yaptıran kral)’nun piramit bittikten sonra piramidin bir benzerinin yapılmaması için bütün işçileri öldürmesidir. Piramidin günümüzde hala bir takım sırları bulunmakta, arkeolojik çalışmalar hala sürdürülmektedir. Piramide 1980 yılından beri tırmanmak yasaktır. Turistler yalnızca belirli bir kısma kadar tırmanabilir (çıkabilirler).

Keops Piramidinin orjinalinde dış kısmı taş levhalarla kaplanmıştır. Günümüzde bu levhanın yalnızca küçük bir kısmı baş kısmında bulunmaktadır.

Keops Piramidi nasıl yapıldı?

Piramidin yapımı hakkında bir çok görüş bulunmaktadır. Bu görüşlerin içinden en fazla destek alan inşa tekniği spiral bir rapmadan taşların bloklar halinde üst üste taşınıp hizalanmasıdır. Resimlerle açıklanmaya çalışırsak;

keops_piramidi_nasil_yapildi

Resimde göründüğü gibi ilk 5 yıl içerisinde yalnızca zemin ve rampa hazırlanmış daha sonraki yıllarda ise piramit üzerinde spiral döngü tamamen bitinceye kadar bu rampa kaldırılmamıştır. Bu mantığı anladıktan sonra bir diğer soru aklımıza gelmelidir. Bu soruysa her bir bloğun ortalama 2,5 ton ağırlığında olmasıdır. Bu ağırlıktaki taşları bu rampalardan nasıl kaldırıldığı konusundaki yine en belirgin görüşlerden bir tanesi aşağıdaki resimde canlandırılmıştır. Resimde görülen manivelaların teoriye göre dev boyutlara sahip olduğu unutulmamalıdır. Aynı zamanda yine teoriye göre bu manivelaların taş bloklarını kaldırması için 100.00 bin kişilik iki grup (toplamda ustalık derecelerine göre ayrılmış 200.000 işçi-köle) insanın aralıksız olarak çalışıldığı unutulmaması gerekenler arasındadır.

keops_piramidi_nasil_yapildi_2

Bu görüşe alternatif olarak sunulan görüşlerden bir taneside rampadan çıkarılan taşların altına çamur koyulup sulandıktan sonra taş blokların itelerek kaydırılmış teorisidir.

Keops Piramidi içerisinde ne var ?

Büyük piramit içerisinde 3 adet oda saptanabilmiştir. Özel teknolojik cihazlar ile saptanan bu odalardan en altta bulunan odanın uzmanlar tarafından bitirelemediği sanılmaktadır. Piramit inşası sırasında temel kayanın oyulmasıyla oluşturulan oda, daha sonraları kral odası ve kraliçe odası olarak adlandırılmıştır. Keops yani Büyük Piramit iki tapınakdan oluşarak birbirlerine bağlayan yollar, ve piramit çevresinde mastaba adı verilen küçük mezarlardan oluşmaktadır. Bu mezarlar piramidi oluşturan yapının birer parçası olarakda adlandırılırlar.

Mısırbilimciler firavun Khufu’nun öncelikle gömülme yerinin ilk oda olduğunu fakat Khufu’nun karar değiştirerek odasının daha yükseğe yapılmasını düşünmektedir. Bir başka teoriye göre Firavun’un ölümünün 5 yıl uzadığı ve bu sırada odanın yapılmaya kalkıldığıdır.

Keops Piramidi Mimarisi

Mısır Piramitleri 280 adet 138 metre yüksekliğindeki kare tabanlı kubik yontma taşlardan inşa edilmiştir. Bu oranları yanyana getirildiğinde Mısır piramidinin ojrinal yüksekliğinin 146.478 olduğu öngörülmektedir. Yalnız erozyon ve diğer çevre koşulları nedeniyle günümüzde yüksekliği 138,75 metredir. Taban kenarlarının her biri 440 kübik – 230,37 metre olup, 230,37 metre uzunluğundadır. Keops piramidinin ağırlığı 5.9 milyon ton ağırlağındadır. Piramidin hacmi ise 2.500.00 m^3 dür.

Piramidin inşası sırasında 2.3 milyon kireçtaşı (kalker) taş blogu kullanılmıştır. Bu taşları ortaya koymak için yine yakınlarda bir taş ocağı kuruluduğu kaplama esnasında kullanılan Tuna kireçtaşı ise Nil nehrinden taşındığı varsayılmaktadır. Kral odası içerisinde piramide göre en büyük oranlı taşlar kullanılmışdır.Bu granit taşları bölgeye 500 milden fazla uzaklıkta bulunan Aswan bölgesinden getirilmiştir. Ağırlıkları 25 ton ile 85 ton arasında olan bu taşlar Mısırlılar tarafından takoz ve ıslatma yöntemince kayaları koparırlar ve gemilerle Nil Nehri’ne piramidlerin bulunduğu bölgeye taşınmışlardır. Aynı zamanda piramid inşasında kullanılan 3 milyon kaya ise 2,5 ton ağırlağındadır.

Piramidin ilk ölçümleri 1880 – 82 yılları arasında Sir Flinders Petria tarafından yapılmıştır. Gize piramitreleri ve Tapınakları adlı kitabında yayınlanan bu ölçümlerde Kuzeydoğu taşlarının arasındaki açıklık 0.5′dir. Piramit tabanının dört kenarının birbirlerine uzaklığı 58 mm. göz ardı edildiğinde birbirlerine eşit olduğu görülmektedir. Tabanda en yüksek ve en alçak nokta karşılaştırıldığında oran 21 mm dir. Bu oran gözardı edilerek tabanın düzlüğü kabul edilir. Tabanda 12 açısal saniye hata payı vardır. Bu oranı gözardı edildiğinde taban kusursuz bir kare olarak saptanır. Mısırlılar yine Matematik dehalarını Piramitleri kullanıp pi sayısını uygulamaya sokmuşlardır. Aynı zamanda Firavun Khufu’nun odasının boyutları iki pisagor üçgenine eşittir. Halbuki Pisagor Piramitlerden binlerce yıl sonra bulunacaktır. Çeşitli Mimarlar tarafından incelenen piramitler eğim yüzey oranlarından, taban ve her bir kübik yerleşimini çok küçük hata payını gözardı ederek mükemmel bulmaktadırlar.

Piramid inşası sırasında dış kısmı eğik, perdahlanmış beyaz kireçtaşı kaplanmıştır. Yapı yüzeylerinin eğimsel olarak herhangi bir sorun teşkil etmemesi amacıyla özenle kesilmiş ve yine taş bloklar gibi özenle yerleştirilmiştir.

Piramidin Giriş Kapısı

Piramidin haritası ve giriş kapısı.

04ab00d64028838de5f59f7b8b32664b_1279877821 Cheops-Pyramide yedi-harika-dunya-keops-misir-piramit-5 Entrée-grande-pyramide 450px-Keops-pyramid

Piramidin içerisinde girmek son yıllarda günlük yalnızca 100 kişilik turist grubuyla sınırlandırılmıştır. Aynı zamanda Mısır Eski Eserler Yüce Meclisi Genel Sekreteri Zahi Hawass tarafından fotoğraf çekmek de yasak haline getirilmiştir.

Giriş kapısından sonra 300 metre boyunca uzun ve ince yol bulunur.Bu yolun hemen ardından aşağı odaya inen bir başka uzun ve ince yol çıkar. Bu yol tamamlanmamıştır. Yalnız güney duvarının üzerinde bir başka yol çıkarak odaya ulaşılabilir.

Mayıs 1954′te Mısırlı Arkeolog tarafından yapılan çalışmalarda içerisinde 15 ton ağırlığında taş levhalar altında bir oyuk keşfetmiştir. Bu oyun içerisinde 1224 tahta parçası bulunmuş ve Hadj Ahmed yusuf 14 yıl boyunca sistemi bir şekilde çalışarak tahta parçalarını bir araya getirmeyi başarmıştır. Bu tahta parçalarının bir gemiyi oluşturmuş ve Nil Nehrinden büyük taş parçalarının bu gemi ile getirildiği savunulmuştur. Ayrıca geminin su sızdırmalık özelliğinin sırrı hala çözülememiştir.

Keops Piramidi bulunan Filmler

  • Pyramid (2002) (TV Dizisi)
  • Pyramid (2002)

Mısır Piramitleri Belgeselleri

Keops Mısır Piramidi Belgeselleri

Keops Piramidi Resimleri

Keops piramidi resimleri

2 – Babil’in Asma Bahçeleri

Irak’ta Bağdat’ın 50 km güneyinde bulunan Babil’in Asma Bahçeleri Babil Kralı II. Nebukadnezar tarafından memleketine hasret kalan karısını neşelendirmek için yaptırılmıştır. Yapı yaklaşık 2800 yıl önce yapılmış istilalar ve özellikle Pers Kralı Keyhüsrev’in Babil kuşatmasından sonra şehir kumların arasına gömülerek 20.yüzylda yapılan kazılarda yalnızca kalıntıları çıkarabilmiştir.

Babil’in Asma Bahçeleri Hikayesi

Babil Kralı II. Nebukadnezar eşi Amyitis, Medes kralının kızıdır. Medes Babil’e göre daha yeşil, engebeli ve dağlıktır. Bu iki ülkenin müttefik olmasını sağlayan Amytis, Mezopotamya’nın engebeli ve yeşil olmaması nedeniyle yeni ülkelesine bir türlü alışamamıştır. Nebukadnezar ise bu durumu görüp karısına memleketinin bir benzerini yapmaya karar vermiş ve ortaya yapay dağlar ve bu dağları sularla besleyecek Asma bahçelere büyük teraslar yaptırmıştır.

Babil’in Asma Bahçeleri Mimarisi

Yunan coğrafyacı Strabon’un yaptığı araştırmalara göre Asma Bahçeler birbiri üzerinde yükselen kubik direklerden oluşmuştur. Bu kubik dairelerin içerisine bitki ve asmaların yetişebilmesi için büyük çukurlar yapılmış ve toprakla doldurulmuştur. Yüksekteki bahçeleri sulamak içinse Nil Nehrin’nden zincir pompalarla su yukarıları çıkaran bir sistem ile yukarıdaki katlarda bulunan bitkilerde sulanabiliyordu.

Babil’in Asma Bahçeleri Belgeselleri

Babilin Asma Bahçeleri

Babil’in Asma Bahçeleri Resimleri

Babil’in asma bahçeleri resimleri

3 – Artemis (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) Tapınağı

Diana tapınağı olarak da adlandırılan tapınak Artemis Tanrısına (Ay Tanrıçası) dönemin Lidya Kralı Korisos tarafından ithaf edilmiştir. Yalnızca projesi 120 sene sürmüştür. Efes’te millattan önce 550 yıllarında tamamen mermerden yapılmıştır. Günümüzde Artemis Tapınağının yalnızca iki mermer parçası kalmıştır. Ülkemizde yer alan Artemis, İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunur.

Anadolu’nun ana tanrıçası Kibele‘nin çeşitli evrelerden sonra Artemis’e dönüşür. Bu tapınağın İzmir’e yapılmasının sebebinin temel nedeni arasında da bu neden yatar. Yunan tanrılarının aksine yakındoğu ve Mısır tanrılarının vücuduna benzeyen ve 37 adet gögüslü Artemis birbirine geçmiş yılan asaya dayalı durmaktadır. Tapınağın Anadolu’da bir çok inanıştan geldiğine inanılır. Ticari bölge olarak canlı bir alanda yer alan tapınak ticari bir mekan olduğu için diğer din ve kültürlerden etkilenmesi daha kolay olmuştur.

Artemis Tapınağı Mimarisi

Tapınak 127 iyonik stilde kolondan oluşur. Kolonların her biri 18 metredir. Tapınak 115 metre uzunluğunda ve 55 metre genişliğe sahiptir.

Artemis Tapınağının 3 aşamadan oluştuğu kabul edilmektedir. Bunlardan ilk evre MÖ 7. yüzyılda yapılmıştır. İlk evrede yalnızca dini tören ve kutsal bir takım günler için alan oluşturulmuştur. İkinci evrede tapınağın kendisi birinci evrede yapılan dini tören alanı üzerine inşa edilmiştir. Üçüncü ve son evredeyse yangından sonra yalnızca restorasyon amaçlıdır.

Artemis Tapınağı Belgeselleri

Artemis Tapınağı Belgeselleri

Artemis Tapınağı Resimleri

Artemis tapınağı resimleri için tıklayın.

4 – Zeus Heykeli

Zeus heykeli millattan önce 450 yılında ünlü heykel Phidias (Athena heykelini yapan heykeltraş) tarafından Yunanistan’ın Olimpos Antik Kentinde yapılmıştır. Heykel adındanda anlaşılacağı üzere dönemin baş tanrısı Zeus için yapılmıştır. Zeus heykeli tahta iskelet üzerine altın ve fildişi metal parçaların yerleştirilmesiyle yapılmıştır. Heykel 391 yılında Thedosius tarafından Olimpiyat oyunları putperestilk olarak görülünce Zeus Tapınağı da kapatılmıştır. Heykel sonradan zengin Yunanlılar tarafından zamanın Constantinople’si günümüzün İstanbul’una taşınmış yalnız burada da 462 yılında gerçekleşen büyük yangınla yok olmuştur.

Heykel Zeus Tapınağının içerisinde inşa edilmiş ve altın,abanoz ve fildişi gibi değerli taşlardan meydana getirilmiştir. Heykelde fildişi kullanılmasının sebebiyse Heykel’e ulaşırken geçilen karanlık koridordor. Heykeli görebilmek için bu karanlık koridordan geçilmek zorunda olduğundan koridorda iken heykel fildişinden yapıldığı için insanların gözünü almaktadır. Heykel 12 m yüksekliğinde olup tapınağın boyutlarına göre inşa edilmiştir. Tapınağın boyutlarına göre oldukça büyük olan Heykel’in sağ elinde zafer tanrıçası olarak adlandırılan Nike‘ı tutar. Heykelin sol elindeyse çeşitli metal ve üzerinde kartal olan hükümdür asası bulunur.

Zeus Heykel Belgeselleri

Zeus Heykeli Belgeselleri

Zeus Heykeli Resimleri

Zeus Heykelleri resimlerini görmek için tıklayın.

5 – Rodos Heykeli

Rodos Heykeli adını bulunduğu yer olan Rodos şehrinden alır. Rodos şehrinin girişinde Rodos limanına giriş yapmak için altından geçilen (Heykelin görünümü hakkında tartışmalar bulunur.) heykeldir. MÖ 305 – 304 yıllarında kuşatmadan sıyrılan Rodos halkı tanrıya bir armağan etmek için bu heykeli yapmışlardır. Heykel bir Güneş tanrısı (Bir Yunan tanrısıdır.) olup Heykeltraş Lindoslu Khares tarafından yapılmıştır.

Heykel 32 metre yükseliğinde olup tunç maddesinden meydana getirilmiştir. Heykel yapımından yaklaşık 125 yıl sonra deprem nedeniyle yıkılmıştır.

Rodos Heykeli Belgeselleri

Rodos Heykeli Belgeselleri

Rodos Heykeli Resimleri

Rodos heykeli resimleri için tıklayın.

6 – İskenderiye Feneri (Pharos Feneri)

Mısır’ın İskendiriye şehrinde inşa edilmiş Dünyanın eski Yedi Harikasından birisidir. MÖ 285 – 246 yıllarında inşa edilmesine rağmen deniz fenerlerinin en yükseği arasında yer alır. İskenderiye Limanının yapımında Pharos Adası üzerine yapılan ve üç bölümden oluşan İskenderiye Feneri, 135 metre yüksekliğinde olup beyaz mermerden yapılmıştır. Tepesinde bulunan ve tunçtan yapılmış büyük bir aynasayesinde 70 kilometre uzaklıktan görülebilir ve bu sayede gemiler uzakta olsa bile fener sayesinde rahatlıkça limana ulaşabilecek şekilde dizayn edilmiştir.

Fenerin orta bölümünde sonradan diğer fener tasarımları tarafından kullanılacak olan silindir şekli verilmiş ve 27 metre yapılmıştır. Alt bölümü dikdörtgen şekilli ve 55 metre yüksekliğindedir. M.S 955 yılında gelen bir deprem ve çeşitli fırtınalar nedeniyle Fenerin ilk olarak gövdesi, 1302 yılında da gelen başka bir deprem nedeniyle tamamen yıkılmıştır.

İskenderiye Feneri Belgeselleri

İskendiriye Feneri Belgeselleri

İskenderiye Feneri Resimleri


İskenderiye feneri resimleri

7 – Kral Mausollos’un Mezarı (Halikarnas Mozolesi)

Halikarnes Mozalesi diğer bir adıyla Kral Mausollos’un Mezarı karısı, kızı ve kız kardeşi tarafından NM 353 – 340 yılları arasında yapılmıştır. Mezar Muğla / Bodrum ‘un tarihi adı Halikarnas’ın Halikarnassos Antik Kentinde bulunmaktaydı. 1402′de Saint Jean şövalyeleri Bodrum’a gelip anıtı ilk başta taş ocağı olarak kullanıp daha sonralarda anıtı sökerek Bodrum Kalesini yapmışlardır.

Mezarın kolonları yunan mimarisini, piramit şekline sahip çatısıyla da Mısır mimarisini anımsatmaktadır. Mezar büyüklüğünden ve stilinden dolayı mozole (Anıt Mezar) denmiştir. Anıt Mezarın bulunduğu alan şu anda açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir. Müze içerisinde sağ tarafından Bodrum’a inen bir ev, sol tarafındaysa Mausoleion (Anıt mezar) ait parçalar gösterilmektedir.

Anıt Mezarın bulunduğu bölüme bakıldığında bir çukur olarak görülür. Çukurun güneyinde bulunan ana kaya içerisinde oyulmuş merdivenler bulunur. Bu merdivenlerden aşağıya inildiğinde başka bir anıt mezar bulunduğu belirtilir. Kral anıtının yapımı sırasında bu alan kesilerek örtülmüştür. Bu çukurun ayrıntılı olarak ne anlama geldiği ve niçin böyle olduğu kapalı sergi salonu içerisinde anlatılmaktadır. Taban ölçülerinin 32 x 38 metre olduğu Halikarnas Mozolesinin yüksekliği 55 metre (Ortalama yirmi katlı bir apartmanın yüksekliği) tahmin edilmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalarda dört bölümden oluştuğu zannedilmektedir. Tapınağın en alt bölümü birinci bölüm olarak saydığımızda, Kral’ın mezarı bulunmaktadır. Hemen üstünde yüksek bir podyum ve onbire dokuz kenarlara sahip ikinci bölüm bulunur. Üçüncü bölüme geldiğimizde 36 sütuna sahip bir yapı bulunur. Son yapıdaysa 24 basamaklı bir piramit bulunur. Piramit içinde dört atın çektiği araba, Kral ve eşinin heykel ve eşyaları bulunur. Heykelin yapımı Yunanbilimciler tarafından MÖ 4.yüzyılın en önemli heykeltraşlarını adını geçirmektedirler. Bunlar arasında Pytheos ve Satyros’un da adı geçmektedir. Doğu cephesinde Skopas, batısında Leokhares, kuzeyinde Bryaksis ve son olarak Timotheos çalışmıştır. Bryaksis Karyalı bir sanatçı olup diğer sanatçılar Yunanistan’dan getirilmişlerdir.

Yapılan araştırmalarda Piskops Eustathios’un 12. yüzyılda anıtı görenlerden biri olduğunu görülmüştür. Bu da anıtın 1500 yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde ayakta kaldığını kanıtlamaktadır. Bu yıllar içerisinde gelen bir deprem ile anıt yıkılmış ve 300 yıl sonra şehre gelen Saint Jean şövalyeleri anıtı yıkık olarak bulmuşladır. Şövolyaler anıtı ilk başta taş ocağı olarak kullanmış yalnız daha sonra kaleleri güçlendirmek için anıtı yıkıp anıtın taşlarını kalede kullanmışlardır. Şövalyeler çukurun en derininde bulunan mezar odasını bulamadığından dönem içerisinden bir kaç heykel tahribata uğramamıştır. Saint Jean Şövalyelerinin heykeli yıkarken tuttuğu hatırlarda 12 basamaklı merdiveni nasıl bulduklarını, kabartmaları önce hayranlıkla izleyip daha sonra nasıl parçaladıklarını ve tam mezar odasına girelecekken paydos borosunun çaldığını, asıl odaya giremeden kaleye döndükleri ertesi gün içerisinde geldiklerinde anıt mezara ait kıymetli kumaşların, altın ve ziynet eşyalarının etrafa dağıldığını dile getirmişlerdir.

Mezar odasının girşinde iki tonluk dikdörtgen bloklar bulunur. Bu bloklar içerisinden bir tanesi koridor tarafından görülür. İngiliz araştırmacı Newton’un 1856 ila 1857 yılları arasında yaptığı kazı araştırmaları sırasında bulduğu kabartmalı, dört atlı arabanın parçalarını günümüzde Londra’da bulunan İngiltere Müzesi’ne götürmüştür. Daha öncesinde 1846 yılında Abdülmecit tarafından alınan izinle Bodrum Kalesi’nde bulunan kabartmalar da Londra’ya götürülmüşlerdir. Ülkemizde Bodrum’da bulunan sergide yalnızca bu kalıntıların yalnızca alçıları görüntülenmektir.

Mezar odasınının yapımı ana kaya üzerine yapılmıştır. Ana kayanın çok yumaşak olması sebebiyle kolay bir şekilde oyulmuş ve koridorun sonuna doğru Arkaik Devre Ait duvarlarda oyuklar bulunur. Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında merdivenlerin dibinde boğa, koyun, keçi, horoz ve kumru kemikleri bulunmuştur. Bu hayvanların tören sırasında kurban edildikleri ve Kral Mausoleion’un diğer dünyada bu adaklardan faydalanmasını için mezar içerisinde koyulmuştur. Ayrıca müzenin doğu bahçe duvarının sağ köşesinde bulunan kapıdan dışarı çıkılıdğında mezar anıtının kutsal alanı çevreleyen duvar görünür. Müze yarı açık ve kapalı bölümden oluşur. Kapalı bölümde topografki harita ve şehri daya iti tanımaları için çeşitli Mausoleion maketleri bulunur.

Kral Mausollos’un Mezarı Belgeselleri

Kral Muosollos Belgeselleri

Halikarnas mozelesi resimleri

Halikarnas mozelesi resimleri

Altyapı seçmeleri
Easter_Island_Ahu_(2006)

Dünyanın yeni yedi harikası finalisti: Moai

Şili’de bulunan Paskalya Adası içerisinde yer alan her biri ortalama 12 metre ve 50 ton ağırlında bulunan dinsel anlamlı heykellerdir. Maoi halkına ait olan bu heykeller denize bakmakta olup bereket törenlerinde ve hasat kutlamaları sırasında kullanılmaktaydı. 1000 yıl önce yapılan bu aktivite 600 yıl boyunca sürdürülmüştür. Paskalya adası volkanik bir ada olduğundan Heykeller volkanif tüften yapılmışdır. En büyük heykelin boyu 20,65 metre boyundadır.

Heykellerin bazılarının üzerinde dövme bulunmuştur. Bu dövmelerin ve yazılan çeşitli yazıların ne olduğu / anlama geldiği hala bilinmemektedir. Bu yazılar Paskalya adasının yalnızca bir tanesidir. Adanın bir çok gizemli tarafı bulunmaktadır. Maoi halkı bu heykeller nedeniyle paskalya adasına özgü palmiye ağaçlarının yok olmasını neden olmuştur. Bunun nedeni ise heykel yapımı ve taşımında kullanılan palmiye ağaçlarından yapılan kızak sistemidir.

Maoi’deki grup savaşları

Maoi içerisinde yer alan nüfus artıkça ada içerisinde gruplar oluşmaya başladı. Bu grup çatışmaları içerisinde Bu gruplar içerisindeki Maoi heykeller güç ve görkemin semboliydi. Daha büyük ve maoi dikmek için rekabet peşindeydiler. Her grup maoi heykellerine dolayısıyla da palmiye ağaçlarına yüklenince adadaki palmiye ağaçlarının sonu geldi.

Palmiye ağaçlarının sökülmesiyle ada içerisinde büyük bir erasyon meydana geldi. Verimli topraklar kayboldu ada toplumu kültür ve nüfüs yoğunluğunu kaybetmeye başladı. Gruplar doğal seçilim nedeniyle birbirinin Maoi heykellerini yıkmaya ve birbirini yemeye (yamyam) başladılar. Hatta öyle ki bulunan bir mağara adı ‘Yamyam mağarası’ konulduğu öğrenilmiştir. Palmiye ağaçlarını heykellere veren adalılar bu nedenle de tekne yapacak bir meteryal bulamadı. Ada bu nedenle büyük bir nüfus kaybetmiş ve 10 bin kişiden son 750 kişiye düşmüştür. Burada da Avrupada bulunan köle tüccarları adaya uğramış ve sağlıklı gördükleri kişileri köle olarak kullanmak üzere adadan götürmüşlerdir.

Maoi Resimleri

Altyapı seçmeleri
CAM

Dünyanın yeni yedi harikası finalisti: Angkor

Güneydoğu Asya’nın en önemli arkeolojik kalıntı ve tapınaklarından bir tanesididir. UNESCO tarafından korunan ve Komboçya ekonomisinin temel taşlarından bir tanesi olan Angkor tapınakları 9 yüzyıldan 15 yüzıla kad ar varlığını sürdüren Khmer İmparatorluğu’nun en önemli şehirleri arasında yer almıştır. Günümüzde UNESCO koruması altında olup sit alanı içerisinde yer almaktadır.

Angkor tarihçesi

Aslına bakıldığında Angkor’un tarihe çıkışı 800′lü yıllara dayanmaktadır. Bu yıllar içerisinde Khmer İmparatorluğunun hükümdarı 2. Jayavarman dünyanın hükümdarı, Tanrı olarak duyurmuştur. Angkor’un günümüzde bu kadar değerli olmasının sebebi kendine ait bir mimarisi olması, sanayi dönemi öncesi dünyanın en büyük şehri olması, tapınakları, bir çok kalıntının yer alması ve bir antik kent olmasıdır. Angkor tarih sahnesinden Ayutthaya işgalcileri nedeniyle 1431 yılından itibaren çekilmiştir. Bu dönemden sonra budist tapınağı Angkor tapınağı hariç bütün Angkor terkedilmiştir.

Angkor mimarisi

Bu kalıntılar ve yapıtlar günümüze restore ederek taşınmışdır. Bu yapıtlar içerisinde en önemli görülen tapınaklardır. Buda dininin önemli tapnınakları bulunan Angkor’da Bayon adı verilen ana tapınağın çevresinde 50 adet kule bulunur. Bu kulelerin her birinin dört tarafında da insan figürleri vardır.

Angkor şehrine gitmek

Angkor’a gitmek için öncelikle Kamboçya’nın kuzeybatısında yer alan Siem Reap şehrine gitmek gerekir. Siem Reap şehrinden Angkor tapınakları uzaklığı 5,5 kmdir. Siem Reap bölgesinin kuzeyinde yer alan otobüs ve motorsiklet turlarıyla Angkor şehrine Ekim ayından Şubat ayına kadar (iklim koşulları nedeniyle) gidebilirsiniz.

Angkor resimleri

Altyapı seçmeleri